"disputing" in Turkish
Definition
Bir iddia, fikir veya kararı tartışmak ya da itiraz etmek; özellikle resmi veya hukuki durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, hukuki veya akademik tartışmalarda görülür. 'disputing the results', 'disputing a claim' gibi kalıplar yaygın. Basit bir şüpheden ziyade aktif bir karşı çıkışı anlatır.
Examples
They are disputing the teacher's answer.
Onlar öğretmenin cevabını **itiraz ediyorlar**.
She is disputing the results of the test.
O, sınav sonuçlarını **itiraz ediyor**.
We are disputing the bill because it is too high.
Faturanın çok yüksek olduğu için **itiraz ediyoruz**.
The two companies have been disputing ownership of the land for years.
İki şirket yıllardır arazinin sahipliği konusunda **itiraz ediyor**.
He's always disputing little things just to prove his point.
O, sadece haklı olduğunu göstermek için hep küçük şeyleri **tartışıyor**.
There's no use disputing the rules if they won't change.
Kurallar değişmeyecekse **itiraz etmenin** anlamı yok.