"devilish" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin oldukça yaramaz, kurnaz ya da şeytanı andıran şekilde kötü olduğunu ifade eder; bazen oyunbazlık ve muziplik de kastedilebilir.
Usage Notes (Turkish)
'şeytani' veya 'yaramaz' özellikle çocuklar veya oyunbaz davranışlar için, fazla zararsız muziplikte kullanılır; ciddi kötülüklerde anlamı daha karanlık olabilir.
Examples
He has a devilish laugh.
Onun **şeytani** bir kahkahası var.
The children played a devilish trick on their teacher.
Çocuklar öğretmenlerine **şeytani** bir şaka yaptı.
She gave me a devilish smile.
Bana **şeytani** bir gülümseme attı.
That kid has a devilish sense of humor—always planning pranks.
O çocuğun **şeytani** bir espri anlayışı var—sürekli muziplik peşinde.
He told a devilish lie just to win the game.
Sadece oyunu kazanmak için **şeytani** bir yalan söyledi.
There was a devilish glint in her eye when she saw the cake.
Pastayı görünce gözlerinde **şeytani** bir parıltı belirdi.