Ketik kata apa saja!

"detritus" in Turkish

döküntükalıntı

Definition

Bir şey yıkıldıktan veya parçalandıktan sonra kalan küçük parça ya da kalıntılar; doğal ya da insan yapımı olabilir.

Usage Notes (Turkish)

Kelime resmi ve bilimsel metinlerde sıkça kullanılır; gündelik konuşmada nadirdir. 'Çöp' veya 'enkaz'dan farklı olarak hem doğal hem yapay kalıntılarda kullanılır.

Examples

After the storm, detritus covered the beach.

Fırtınadan sonra plaj **döküntü**yle kaplanmıştı.

There was a pile of detritus in the corner of the old room.

Eski odanın köşesinde bir yığın **döküntü** vardı.

The river carried detritus downstream.

Nehir **döküntü**yü aşağıya taşıdı.

The sidewalks were littered with the detritus of last night’s festival.

Kaldırımlar, dün geceki festivalin **döküntü**leriyle doluydu.

Years of neglect left the garden full of weeds and detritus.

Yıllarca ihmal edilen bahçede yabani otlar ve **döküntü** birikmişti.

Scientists study the role of detritus in forest ecosystems.

Bilim insanları orman ekosistemlerinde **döküntü**nün rolünü araştırır.