Ketik kata apa saja!

"deprave" in Turkish

ahlakını bozmakyozlaştırmak

Definition

Birini ya da bir şeyi ahlaken kötüleştirmek veya yozlaştırmak; genellikle zararlı bir etkiyle olur.

Usage Notes (Turkish)

'Deprave' resmi ve edebi/ hukuki bir terimdir, günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'Deprived' (yoksun) ve 'depraved' (ahlaken çökmüş) ile karıştırmayın.

Examples

Bad company can deprave a young mind.

Kötü arkadaşlık bir gencin zihnini **ahlakını bozabilir**.

Some movies were accused of trying to deprave viewers.

Bazı filmler izleyicileri **ahlakını bozmakla** suçlandı.

Too much power can deprave a person's morals.

Çok fazla güç bir kişinin ahlakını **yozlaştırabilir**.

They worried the internet would deprave children.

İnternetin çocukları **ahlakını bozabileceğinden** endişe ettiler.

Some claim violent games deprave young people, but others disagree.

Bazıları şiddetli oyunların gençleri **ahlakını bozduğunu** iddia ediyor, başkaları ise katılmıyor.

The law was created to prevent material that could deprave or corrupt society.

Toplumu **yozlaştırabilecek** veya bozabilecek materyali önlemek için yasa çıkarıldı.