"defibrillate" in Turkish
Definition
Kalbe elektrik şoku uygulayarak ritmini normale döndürmek için tıbbi cihaz kullanmaktır; genellikle kalp durması gibi acil durumlarda uygulanır.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ve teknik bir terimdir, çoğunlukla hastane veya acil durumlarda kullanılır. Gündelik konuşmada kullanılmaz.
Examples
The doctors needed to defibrillate the patient during surgery.
Doktorlar ameliyat sırasında hastayı **defibrile etmek** zorunda kaldı.
If the heart stops, you may need to defibrillate quickly.
Kalp durursa hızlıca **defibrile etmek** gerekebilir.
A nurse was trained to defibrillate a patient in emergencies.
Bir hemşire acil durumlarda hastayı **defibrile etmek** için eğitildi.
The paramedics had to defibrillate him twice before his heart started beating again.
Paramedikler, onun kalbi tekrar çalışmaya başlamadan önce iki kez **defibrile etmek** zorunda kaldı.
You never know when you might have to defibrillate someone—it's good to learn how.
Ne zaman birini **defibrile etmek** zorunda kalacağınızı bilemezsiniz—nasıl yapılacağını öğrenmek iyidir.
When the monitor showed no pulse, the team prepared to defibrillate immediately.
Monitör nabız göstermeyince ekip hemen **defibrile etmeye** hazırlandı.