"debasing" in Turkish
Definition
Bir şeyin veya kişinin değerini, saygınlığını veya önemini düşürmek; kalite ya da onuru azaltmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ve resmî bir bağlamda kullanılır. Bir hareketin veya davranışın değer veya saygınlık azalttığı durumlar için uygundur; 'debasing actions', 'debasing influence' gibi kalıplarda görülür.
Examples
The leader was accused of debasing his position by accepting bribes.
Lider, rüşvet alarak makamını **küçük düşürmekle** suçlandı.
He was punished for debasing the national currency.
Milli paranın **değerini düşürdüğü** için cezalandırıldı.
Many people think reality TV is debasing culture.
Birçok kişi, reality televizyonunun kültürü **aşağıladığını** düşünüyor.
The article argued that advertising aimed at children is debasing public morals.
Makale, çocuklara yönelik reklamların toplumsal ahlakı **küçük düşürdüğünü** savundu.
Using insults in political debates is just debasing the whole discussion.
Siyasi tartışmalarda hakaret kullanmak, tüm tartışmayı sadece **aşağılamaktır**.
He apologized for debasing his colleague’s efforts in front of the team.
Ekip önünde çalışma arkadaşının çabalarını **küçük düşürdüğü** için özür diledi.