"cut a break" in Turkish
Definition
Birine, sıkıntı çektiğinde veya hata yaptığında daha anlayışlı ve hoşgörülü davranmak; daha az katı olmak veya affetmek.
Usage Notes (Turkish)
Amerikan İngilizcesinde yaygın, günlük konuşma deyimi. 'cut me/him/her a break' gibi kalıplarla kullanılır ve hoşgörü istemek anlamına gelir. 'take a break' (ara vermek) ile karıştırmayın.
Examples
Can you cut me a break? I made a mistake, but I'm trying my best.
Bana biraz **hoşgörülü davranır mısın**? Hata yaptım ama elimden geleni yapıyorum.
The teacher cut the students a break because of the hard exam.
Öğretmen, zor sınavdan dolayı öğrencilere **hoşgörülü davrandı**.
I wish someone would cut her a break after all she's been through.
Keşke birisi, yaşadıklarından sonra ona **hoşgörülü davransa**.
Come on, cut me a break! It’s Monday morning.
Hadi, bana biraz **hoşgörülü davran**! Daha pazartesi sabahı.
He's always late, but maybe we should cut him a break this time—traffic was terrible.
O her zaman geç kalıyor, ama bu sefer belki ona **hoşgörülü davranmalıyız**—trafik çok kötüydü.
If you don't cut yourself a break, you'll burn out.
Eğer kendine **hoşgörülü davranmazsan**, tükenirsin.