"curricular" in Turkish
Definition
Bir okulda veya programda öğretilen dersler ve içerikle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eğitimde ve akademik bağlamda kullanılır; 'curricular activities', 'curricular changes' gibi kalıplarla birlikte geçer ve tek başına kullanılmaz.
Examples
The school offers many curricular activities for students.
Okul, öğrenciler için birçok **müfredatla ilgili** etkinlik sunuyor.
There have been several curricular changes this year.
Bu yıl birkaç **müfredatla ilgili** değişiklik yapıldı.
Teachers designed new curricular goals for the semester.
Öğretmenler dönem için yeni **müfredatla ilgili** hedefler belirledi.
They made some big curricular adjustments after hearing student feedback.
Öğrencilerin geri bildiriminden sonra bazı büyük **müfredatla ilgili** düzenlemeler yaptılar.
We’re updating our curricular materials to include more digital resources.
Daha fazla dijital kaynak eklemek için **müfredatla ilgili** materyallerimizi güncelliyoruz.
Her main responsibility is planning curricular programs for the whole department.
Onun ana sorumluluğu tüm bölüm için **müfredatla ilgili** programlar planlamaktır.