"crying shame" in Turkish
Definition
Bir şeyin çok talihsiz, haksız veya üzücü olduğunu vurgulamak için kullanılan bir deyimdir. Genellikle büyük hayal kırıklığı ya da kayıp için söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi durumlarda kullanılır; önemsiz dertler için değil, gerçekten üzücü ve büyük kayıplar için uygundur. 'shame' ile karıştırmayın; burada ayıp değil, üzüntü anlatılır.
Examples
It's a crying shame that the park was closed.
Park kapandı, bu gerçekten **büyük talihsizlik**.
It's a crying shame to waste so much food.
Bu kadar yemeği israf etmek tam anlamıyla **tam bir yazık**.
It's a crying shame that he lost his job.
İşini kaybetmesi gerçekten **büyük talihsizlik**.
Honestly, it's a crying shame they tore down that beautiful building.
Açıkçası, o güzel binanın yıkılması **tam bir yazık** olmuş.
All that talent wasted—what a crying shame!
Bunca yetenek boşa gitti—ne **büyük talihsizlik**!
It's a crying shame you couldn't come to the party last night. We missed you!
Dün geceki partiye gelemedin, bu **tam bir yazık** oldu. Seni özledik!