"cop a plea" in Turkish
Definition
Daha hafif bir ceza almak için savcıyla anlaşarak suçu kabul etmek, mahkemeye çıkmak yerine.
Usage Notes (Turkish)
Çok gayriresmî; ABD'de ve suçla ilgili ortamlarda sıkça kullanılır. Hukuki belgelerde kullanılmaz.
Examples
He decided to cop a plea instead of going to trial.
O, mahkemeye gitmek yerine **anlaşma yapmaya** karar verdi.
Sometimes it's better to cop a plea and move on.
Bazen **anlaşma yapmak** ve devam etmek daha iyidir.
She refused to cop a plea because she believed she was innocent.
Masum olduğuna inandığı için **anlaşma yapmayı** reddetti.
Most defendants want to cop a plea so they can avoid a long prison sentence.
Çoğu sanık uzun hapis cezasından kaçınmak için **anlaşma yapmayı** ister.
His lawyer told him it might be smart to cop a plea.
Avukatı ona, **anlaşma yapmanın** akıllıca olabileceğini söyledi.
If you cop a plea, you'll probably get probation instead of jail time.
**Anlaşma yaparsan**, muhtemelen hapis yerine şartlı tahliye alırsın.