Ketik kata apa saja!

"congealed" in Turkish

katılaşmışdonmuş

Definition

Sıvının soğuyunca veya uzun süre bekleyince katı veya yoğun bir hale geçmesini ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla yağ, kan, çorba veya mum gibi maddelerin soğuyup katılaşması için kullanılır. Canlılar için uygun değildir; bazen olumsuz bir çağrışım yapabilir.

Examples

The soup became congealed after sitting out all night.

Çorba bütün gece bekleyince **katılaşmıştı**.

There was congealed fat on top of the stew.

Güvecin üzerindeki yağ **katılaşmıştı**.

The blood had congealed by the time the doctor arrived.

Doktor geldiğinde kan **donmuştu**.

I couldn't eat the leftovers because they looked cold and congealed.

Artıkları yiyemedim çünkü soğuk ve **katılaşmış** görünüyordu.

The candle wax congealed into a strange shape as it cooled.

Mumun mumu soğuyunca garip bir şekilde **katılaştı**.

After hours in the fridge, the gravy was thick and congealed.

Sos buzdolabında birkaç saat kaldıktan sonra yoğun ve **katılaşmış** oldu.