Ketik kata apa saja!

"cognizant" in Turkish

farkındahaberdar

Definition

Bir şeyin, özellikle önemli bilgi veya durumların farkında olmak ya da bilmek.

Usage Notes (Turkish)

'Farkında' ya da 'haberdar' genelde resmi veya profesyonel durumlarda kullanılır. 'aware'dan daha resmidir. 'be cognizant of risks' gibi kalıplar sık geçer.

Examples

Managers should be cognizant of employee needs.

Yöneticiler çalışan ihtiyaçlarının **farkında** olmalıdır.

It is important to be cognizant of cultural differences.

Kültürel farklılıkların **farkında** olmak önemlidir.

Are you cognizant of the new company policy?

Yeni şirket politikasının **farkında** mısınız?

I try to stay cognizant of how my words affect others.

Sözlerimin başkalarını nasıl etkilediğinin **farkında** olmaya çalışıyorum.

She was fully cognizant of the risks before accepting the job.

O, işi kabul etmeden önce risklerin tamamen **farkındaydı**.

We're all cognizant that deadlines are tight, so let's focus and get it done.

Hepimiz son tarihler konusunda **farkındayız**, bu yüzden odaklanıp bitirelim.