"clashed" in Turkish
Definition
Şiddetli tartışmak ya da kavga etmek; ayrıca iki şeyin birbiriyle uyumsuz olması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ciddi kavga, fikir ayrılığı veya bariz uyumsuzluk için kullanılır. Küçük anlaşmazlıklar için uygun değildir.
Examples
The two teams clashed on the football field.
İki takım futbol sahasında **çatıştı**.
Their ideas clashed during the meeting.
Toplantıda fikirleri **çatıştı**.
Her red dress clashed with her orange shoes.
Kırmızı elbisesi turuncu ayakkabılarıyla **uyuşmadı**.
Fans clashed outside the stadium after the game.
Maçtan sonra taraftarlar stadyum dışında **çatıştı**.
Their personalities just clashed, making it hard to work together.
Kişilikleri tamamen **uyuşmuyordu**, bu yüzden birlikte çalışmak zordu.
The music from the party next door clashed with my need for quiet.
Yan dairedeki partinin müziği, sessizlik ihtiyacımla **uyuşmadı**.