Ketik kata apa saja!

"buy your way in" in Turkish

para satın alarak içeri girmek

Definition

Bir yere çaba veya liyakatle değil, para ödeyerek giriş veya kabul kazanmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz veya eleştirel şekilde kullanılır, ayrıcalık ya da adaletsizliği ima eder. Özellikle kulüpler, okullar veya özel organizasyonlar hakkında sıkça kullanılır.

Examples

She tried to buy her way in to the club by making a big donation.

Büyük bir bağış yaparak kulübe **para satın alarak girmeye** çalıştı.

You can't just buy your way in to the best universities.

En iyi üniversitelere **para verip giremezsin**.

Many people think he bought his way in to politics.

Birçok kişi onun siyasete **para ödeyerek girdiğini** düşünüyor.

There's no way you're going to buy your way in to that secret society—it's all about family connections.

O gizli topluluğa **para vererek giremezsin**—her şey ailevi bağlantılarla ilgili.

He tried to buy his way in, but they turned him down—money isn't everything.

**Para vererek girmeye çalıştı** ama reddedildi—para her şey değil.

Some companies let you buy your way in to the VIP section if you can afford it.

Bazı şirketler, ödeyebilsen VIP alanına **para ile girmeni** sağlar.