Ketik kata apa saja!

"breeze into" in Turkish

sürekli ve kendinden emin şekilde girmekrahatça içeri dalmak

Definition

Bir yere rahatça ve özgüvenli bir şekilde, sanki çok kolaymış gibi girmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmiyetten uzak, spontane ve özgüvenli girişleri tanımlar. Özellikle 'oda', 'ofis', 'parti', 'toplantı' gibi ortamlarda kullanılır. Sadece 'içeri girmek'ten daha rahat ve kendine güvenli bir anlamı vardır.

Examples

She always breezes into the room with a big smile.

O her zaman kocaman bir gülümsemeyle odaya **rahatça girer**.

Tom breezed into the meeting and started talking right away.

Tom toplantıya **kendinden emin şekilde girdi** ve hemen konuşmaya başladı.

They breezed into class just as the bell rang.

Zil çalınca onlar sınıfa **hızlıca ve rahatça girdi**.

He just breezed into the party like he owned the place.

Sanki kendi evindeymiş gibi partiye **özgüvenle girdi**.

You can’t just breeze into my office without knocking!

Benim ofisime **rahatça dalıp** giremezsin, kapıyı çalmalısın!

The coach was surprised when she breezed into practice without breaking a sweat.

Koç, onun terlemeden antrenmana **rahatça katılmasına** şaşırdı.