"bonne" in Turkish
Definition
Çocuklara bakan veya ev işlerinde çalışan kadın yardımcı ya da dadı.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eski romanlarda, tarihsel veya kültürel içeriklerde geçer; gündelik Türkçede kullanılmaz. Fransızca 'bonne' (iyi) ile karıştırmayın.
Examples
The wealthy family hired a bonne to care for their children.
Varlıklı aile, çocuklarına bakması için bir **dadı** tuttu.
In old novels, the bonne often lives in the house.
Eski romanlarda **dadı** genellikle evde yaşar.
The children became very close to their bonne.
Çocuklar, **dadılarına** çok yakınlaştı.
Their French bonne made delicious snacks every afternoon.
Fransız **dadıları** her öğleden sonra lezzetli atıştırmalıklar yapardı.
After the war, it was rare for families to have a bonne.
Savaştan sonra ailelerin **dadı** tutması nadirdi.
She speaks fondly of her childhood bonne even today.
O, bugün bile çocukluk **dadısından** sevgiyle bahseder.