Ketik kata apa saja!

"bellow" in Turkish

kükremekbağırmak (kalın sesle)

Definition

Kızgınlık veya güçlü bir duygu ile kalın ve yüksek sesle bağırmak ya da hayvanların çıkardığı gür ses.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle insanlarda güçlü duyguları ya da hayvanlarda gür sesi anlatmak için kullanılır. 'bellow with rage' çok öfkeyle bağırmak demektir. Günlük dilde nadir, edebi metinlerde daha yaygın.

Examples

The lion bellowed loudly in the zoo.

Aslan, hayvanat bahçesinde yüksek sesle **kükredi**.

He bellowed orders at his team.

Takımına emirleri **kükreyerek** verdi.

She heard someone bellow from upstairs.

O, üst kattan birinin **kükrediğini** duydu.

My dad bellowed at me to clean my room, so I couldn't ignore him.

Babam odamı temizlememi **kükreyerek** söylediği için onu görmezden gelemedim.

The coach bellowed across the field to get everyone's attention.

Koç, herkesin dikkatini çekmek için saha boyunca **kükredi**.

Suddenly, thunder bellowed in the distance, making everyone jump.

Birdenbire, uzakta gök gürültüsü **kükredi** ve herkes irkildi.