Ketik kata apa saja!

"arouse" in Turkish

uyandırmakharekete geçirmek

Definition

Birine belirli bir duygu, ilgi veya tepki hissettirmek. Ayrıca heyecan ya da duyguları uyandırmak anlamına da gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya edebi metinlerde sık görülür; 'arouse interest', 'arouse suspicion' gibi ifadelerde kullanılır. Cinsellik konusunda anlamı olabileceğinden dikkatli kullanılmalı.

Examples

The loud noise aroused everyone from their sleep.

Yüksek ses herkesin uykudan **uyanmasına sebep oldu**.

His speech aroused great interest in the project.

Konuşması projeye büyük ilgi **uyandırdı**.

The police are trying to arouse public awareness about safety.

Polis, güvenlik konusunda kamu farkındalığını **artırmaya çalışıyor**.

Her comments aroused suspicion among her coworkers.

Yorumları iş arkadaşları arasında şüphe **uyandırdı**.

The film’s ending really aroused a lot of emotions in the audience.

Filmin sonu, izleyicilerde gerçekten çok fazla duygu **uyandırdı**.

Nothing in that book really aroused my curiosity.

O kitapta ilgimi gerçekten **uyandıran** hiçbir şey yoktu.