Ketik kata apa saja!

"absolver" in Turkish

aklamakbağışlamak (dini ya da hukuki bağlamda)

Definition

Birini resmen suçsuz ilan etmek veya sorumluluktan muaf tutmak; genellikle hukuki veya dini durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve genellikle hukuki ya da dini bağlamlarda kullanılır: 'absolve someone of sin/guilt/responsibility'. Günlük dilde yaygın değildir. 'solve' veya 'abandon' ile karıştırmayınız.

Examples

The judge decided to absolve him of all charges.

Yargıç, onu tüm suçlamalardan **akladı**.

The priest can absolve your sins if you confess.

Günahlarınızı itiraf ederseniz rahip sizi **bağışlayabilir**.

They hope the new evidence will absolve her.

Yeni kanıtların onu **aklayacağını** umuyorlar.

No amount of apology will absolve you of what you did.

Ne kadar özür dilesen de yaptıklarını **aklamaz**.

He claimed that his conscience would never absolve him.

Vicdanının onu asla **aklamayacağını** iddia etti.

The company tried to absolve itself of responsibility for the accident.

Şirket kazadan dolayı sorumluluktan kendini **muaf tutmaya** çalıştı.