"stringent" Turkish में
परिभाषा
Çok sıkı ve kesinlikle uyulması gereken kural, yasa veya şartlar için kullanılır. Ayrıca çok kontrollü veya katı bir durumu da ifade edebilir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'stringent' genellikle 'kurallar', 'standartlar', 'şartlar' hakkında resmi dille kullanılır, insanlar için tercih edilmez. 'strict' ile karıştırılmamalı; 'strict' doğrudan kişilere de söylenebilir.
उदाहरण
The school has stringent rules for using the library.
Okulda kütüphane kullanımı için **sıkı** kurallar var.
New stringent safety measures were introduced at the factory.
Fabrikada yeni **sıkı** güvenlik önlemleri getirildi.
There are stringent rules about entering this area.
Bu alana girişle ilgili **sıkı** kurallar var.
Passport control has become much more stringent since last year.
Geçen yıldan beri pasaport kontrolleri çok daha **sıkı** hale geldi.
They imposed stringent controls on water usage during the drought.
Kuraklık sırasında su kullanımına **sıkı** kontroller getirildi.
Getting a license here is quite stringent, so be prepared for a lot of paperwork.
Burada lisans almak oldukça **sıkı**, bu yüzden bolca evrak hazırlıklı olun.