"split the difference" Turkish में
परिभाषा
İki farklı fiyat veya görüş arasında, tam ortadaki bir rakam ya da çözüm üzerinde anlaşmak.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle fiyat pazarlıkları veya teklifler arasında kullanılır. 'Let's split the difference', iki tarafın da biraz fedakarlık yapıp ortada buluşmasını önerir. Sayısal anlaşmazlıklar dışında kullanılmaz.
उदाहरण
I want to pay $20, you want $30. Let's split the difference and pay $25.
Ben 20 dolar ödemek istiyorum, sen 30 dolar. **Orta yolu bulalım** ve 25 dolar yapalım.
She offered $15, he offered $25, so they split the difference at $20.
O 15 dolar teklif etti, o ise 25. Bu yüzden **farkı bölüşüp** 20 dolara anlaştılar.
If we can't agree on a price, we could split the difference.
Fiyatta anlaşamazsak **orta yolu bulabiliriz**.
How about we just split the difference and call it even?
Ne dersin, **farkı bölüşelim** ve olay kapansın?
Neither of us is happy with the offer. Let's split the difference and move forward.
Tekliften hiçbirimiz memnun değiliz. **Orta yolu bulalım** ve ilerleyelim.
You want pizza, I want sushi. Should we split the difference and get burgers?
Sen pizza istiyorsun, ben sushi. **Orta yolu bulup** hamburger mi alsak?