"queue up" Turkish में
परिभाषा
Bir şey için bekleyen insanların ardı ardına düzenli şekilde dizilmesi veya sıraya girmesi.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'queue up' ifadesi İngiliz İngilizcesinde yaygındır; Amerikan İngilizcesinde 'line up' veya 'get in line' kullanılır. Sıraya girerken düzenli şekilde beklemek anlamına gelir. 'cue' (işaret) ile karıştırmayın.
उदाहरण
People queue up outside the bakery every morning.
Her sabah insanlar fırının önünde **sıraya girer**.
Please queue up before you enter the bus.
Otobüse binmeden önce lütfen **sıraya girin**.
We had to queue up for tickets at the cinema.
Sinemada bilet almak için **sıraya girmek** zorunda kaldık.
You don’t need to queue up here; they’ll call your number.
Burada **sıraya girmenize** gerek yok, numaranızla çağıracaklar.
We’ve been queuing up for an hour. This concert must be popular!
Bir saattir **sıradayız**. Bu konser çok popüler olmalı!
If you want the new phone, you’ll have to queue up early tomorrow.
Yeni telefonu istiyorsan yarın sabah erkenden **sıraya girmen** gerekecek.