"obsessed with" Turkish में
परिभाषा
Bir şeyi veya birini sürekli düşünmek, ilgilenmek ve bazen bu durumun aşırıya kaçması halidir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genelde biraz olumsuz, bazen de hobi veya ilgi için olumlu kullanılabilir. Her zaman 'with' ile birlikte kullanılır. İlgili terimler: 'obsession', 'obsessive'.
उदाहरण
She is obsessed with cats.
Kedilere karşı **takıntılı**.
He became obsessed with winning the game.
Oyunu kazanmak konusunda **takıntılı** oldu.
I'm obsessed with chocolate.
Çikolataya **takıntılıyım**.
Lately, she's really obsessed with her new job.
Son zamanlarda, yeni işine gerçekten **takıntılı**.
Don't get obsessed with what other people think.
Başkalarının ne düşündüğüne **takıntılı olma**.
My brother gets obsessed with a new video game every month.
Kardeşim her ay yeni bir video oyununa **takıntılı olur**.