"middle of nowhere" Turkish में
ıssız yerdünyanın bir ucu
परिभाषा
Şehirlerden, kasabalardan veya bildik yerlerden çok uzakta, tamamen tenha bir yer.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Bu ifade resmî yazışmalar için uygun değildir; genellikle mizahi veya abartılı bir şekilde kullanılır.
उदाहरण
He lives in the middle of nowhere.
O, **ıssız bir yerde** yaşıyor.
The hotel is in the middle of nowhere.
Otel **ıssız bir yerde** bulunuyor.
We got lost in the middle of nowhere.
**Issız bir yerde** kaybolduk.
It felt like I was stranded in the middle of nowhere with no signal.
Kendimi **ıssız bir yerde** sinyal olmadan mahsur kalmış gibi hissettim.
Why did you move all the way out to the middle of nowhere?
Neden ta **ıssız bir yere** taşındın?
There’s nothing but cows and fields in the middle of nowhere.
**Issız bir yerde** ineklerden ve tarlalardan başka bir şey yok.