"laugh up your sleeve" Turkish में
परिभाषा
Bir şeyden gizlice eğlenmek, özellikle başkaları bilmediğinde veya onaylamayacağında. Genellikle birinin hatasından ya da talihsizliğinden gizlice memnun olunca kullanılır.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Bu deyim eski tarzda ve daha çok yazılı veya resmi dilde kullanılır. Birinin talihsizliği ya da hatasından gizlice zevk alma anlamı taşır. 'Gizlice', 'içinden' gibi kelimelerle kullanılır.
उदाहरण
She couldn't help but laugh up her sleeve when her brother tripped over his shoelaces.
Kardeşi ayakkabı bağcığına takılınca **içinden gülmeden** edemedi.
He laughed up his sleeve at his competitor's mistake during the game.
Oyun sırasında rakibinin hatasına **gizlice güldü**.
The teacher noticed some students laughing up their sleeves during the class.
Öğretmen sınıfta bazı öğrencilerin **içinden güldüğünü** fark etti.
Everyone pretended to agree, but you could tell they were all laughing up their sleeves.
Herkes kabul etmiş gibi yaptı ama aslında hepsi **içinden gülüyordu**.
He acted serious about the plan, but I knew he was laughing up his sleeve at the idea.
O plan konusunda ciddi davrandı ama fikre **gizlice güldüğünü** biliyordum.
When his rival forgot her speech, he just smiled politely but was definitely laughing up his sleeve.
Rakibi konuşmasını unuttuğunda sadece kibarca gülümsedi ama kesinlikle **içinden gülüyordu**.