"keep your end of the bargain" Turkish में
परिभाषा
Bir anlaşma veya uzlaşmada sizin üstlendiğiniz sorumluluğu ya da verdiğiniz sözü yerine getirmek.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Resmî ve gayriresmî durumlarda kullanılabilir. 'If you keep your end of the bargain' gibi şartlı ifadelerde sıkça geçer.
उदाहरण
Please keep your end of the bargain and finish your homework tonight.
Lütfen bu gece **üzerine düşeni yap** ve ödevini bitir.
I kept my end of the bargain by paying him on time.
Ben zamanında ödeme yaparak **üzerime düşeni yaptım**.
You must keep your end of the bargain if you want to join our club.
Kulübümüze katılmak istiyorsan **üzerine düşeni yapmalısın**.
He promised to help, but didn’t keep his end of the bargain.
Yardım edeceğine söz verdi ama **üzerine düşeni yapmadı**.
If everyone keeps their end of the bargain, this project will be a success.
Herkes **üzerine düşeni yaparsa**, bu proje başarılı olacak.
I could tell she wasn’t planning to keep her end of the bargain from the start.
Başından beri onun **üzerine düşeni yapmayacağını** anladım.