कोई भी शब्द लिखें!

"inciting" Turkish में

kışkırtmaktahrik etmek

परिभाषा

Birini olumsuz veya kargaşaya yol açacak biçimde harekete geçmeye, özellikle şiddet veya isyana teşvik etmek.

उपयोग नोट्स (Turkish)

Genellikle 'inciting violence', 'inciting a riot' gibi yasal ve olumsuz durumlarda kullanılır. Olumlu teşvik için kullanılmaz.

उदाहरण

He was accused of inciting violence during the protest.

Protesto sırasında şiddet **kışkırtmakla** suçlandı.

She was blamed for inciting trouble at school.

Okulda sorun **kışkırttığı** için suçlandı.

The speaker was caught inciting hatred among the crowd.

Konuşmacı, kalabalık arasında nefret **kışkırtırken** yakalandı.

He kept inciting arguments until everyone started yelling.

Herkes bağırmaya başlayana kadar sürekli tartışma **kışkırttı**.

Why are you always inciting drama in the group chat?

Neden her zaman grup sohbetinde drama **kışkırtıyorsun**?

His posts were removed for inciting people against each other.

Paylaşımları insanları birbirine karşı **kışkırttığı** için kaldırıldı.