"improbability" Turkish में
परिभाषा
Bir olayın gerçekleşme ihtimalinin çok düşük olması durumudur.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Bu kelime genelde bilimsel, istatistiksel veya ciddi konuşmalarda kullanılır. 'the improbability of', 'high improbability' gibi kalıplarla beraber kullanılır. 'imkansızlık' (kesinlikle mümkün olmayan) ile karıştırmayın.
उदाहरण
The improbability of winning the lottery is very high.
Piyangoyu kazanmanın **olasılıksızlığı** çok yüksektir.
Scientists discussed the improbability of life on other planets.
Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamın **olasılıksızlığını** tartıştı.
He was surprised by the improbability of her story.
Onun hikayesindeki **olasılıksızlığa** şaşırdı.
Given the improbability of rain today, you probably don't need an umbrella.
Bugün yağmur yağmasının **olasılıksızlığı** göz önüne alındığında, muhtemelen şemsiyeye ihtiyacın yok.
The movie plays with the improbability of so many coincidences happening at once.
Film, bu kadar çok tesadüfün aynı anda olmasının **olasılıksızlığı** ile oynuyor.
Despite the improbability of success, they never gave up hope.
Başarının **olasılıksızlığına** rağmen asla umudu kaybetmediler.