"hyperactive" Turkish में
परिभाषा
Bir kişi hiperaktif ise aşırı enerjik olur ve sakin veya sabit kalmakta zorlanır. Genellikle çok hareketli ve dikkatini toplamakta güçlük çeken çocuklar için kullanılır.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Çoğunlukla çocuklar için ve tıbbi ya da davranışsal bağlamda ('hiperaktif çocuk', 'hiperaktif davranış') kullanılır. Yetişkinler için ise bazen esprili biçimde kullanılır. Genellikle DEHB (ADHD) ile ilişkilendirilir, ancak her zaman bir teşhis anlamına gelmez.
उदाहरण
The hyperactive boy ran around the classroom all day.
**Hiperaktif** çocuk bütün gün sınıfta koştu.
Some children become hyperactive after eating too much sugar.
Bazı çocuklar çok fazla şeker yedikten sonra **hiperaktif** olur.
Her puppy is always hyperactive in the morning.
Onun yavru köpeği sabahları hep **hiperaktif** olur.
My little brother is so hyperactive, it's hard to keep up with him!
Küçük kardeşim öyle **hiperaktif** ki, ona yetişmek zor!
The teacher found creative ways to help her hyperactive students focus.
Öğretmen, **hiperaktif** öğrencilerinin odaklanmasına yardımcı olmak için yaratıcı yollar buldu.
I wish I had half as much energy as our hyperactive dog.
Keşke bizim **hiperaktif** köpeğimizin yarısı kadar enerjim olsaydı.