"have the time of your life" Turkish में
परिभाषा
Hayatınızda nadiren yaşadığınız kadar keyifli veya unutulmaz bir deneyim yaşamak demektir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Gayri resmi ve enerjik bir anlatımdır; tatil, parti veya özel bir deneyim anlatırken kullanılır. 'the time of your life' ifadesini tam olarak kullanmaya dikkat edilmeli.
उदाहरण
I hope you have the time of your life at the concert.
Umarım konserde **hayatının en güzel zamanını geçirirsin**.
They had the time of their life on vacation.
Tatilde **hayatlarının en güzel zamanını geçirdiler**.
You will have the time of your life at the theme park.
Eğlence parkında **hayatının en güzel zamanını geçireceksin**.
Honestly, I had the time of my life at your wedding last weekend.
Dürüst olmak gerekirse, geçen hafta düğününde **hayatımın en güzel zamanını geçirdim**.
Go out, try something new, and have the time of your life!
Dışarı çık, yeni bir şey dene ve **hayatının en güzel zamanını geçir**!
From the pictures, it looks like you all had the time of your life at the festival.
Fotoğraflardan herkesin festivalde **hayatının en güzel zamanını geçirdiği** anlaşılıyor.