"fly in the teeth of" Turkish में
परिभाषा
Bir şeyi açıkça karşı çıkmak ya da meydan okumak, özellikle de bu davranış riskli veya kurallara aykırıysa kullanılır.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Bu deyim resmidir ve genellikle yazılı ya da ciddi konuşmalarda kullanılır. Sıklıkla 'fly in the teeth of advice/wisdom/tradition' kalıplarında geçer. Bilinçli meydan okuma anlamı taşır.
उदाहरण
He chose to fly in the teeth of tradition by wearing casual clothes to the ceremony.
O törende günlük kıyafet giyerek geleneğe **açıkça karşı geldi**.
Publishing the article was to fly in the teeth of government warnings.
Makaleyi yayınlamak, hükümetin uyarılarına **meydan okumaktı**.
It would be unwise to fly in the teeth of expert advice.
Uzman tavsiyesine **açıkça karşı gelmek** akıllıca olmaz.
She loves to fly in the teeth of convention, always trying something new.
O her zaman yeni bir şey dener ve geleneğe **meydan okumayı** sever.
Starting your own company can feel like you’re flying in the teeth of common sense, but sometimes it’s worth it.
Kendi şirketini kurmak bazen sağduyuya **meydan okumak** gibi gelebilir ama bazen buna değer.
Don’t be afraid to fly in the teeth of what everyone expects if you believe in your idea.
Fikrine inanıyorsan, herkesin beklentisine **açıkça karşı gelmekten** korkma.