"fall foul of" Turkish में
परिभाषा
Kural, yasa veya yetkiliyle sorun yaşamak veya bu yüzden sıkıntıya girmek.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle ‘yasa’, ‘otorite’ ya da ‘kural’ ile kullanılır; fiziksel olarak düşmek anlamında değildir. Sorun veya çatışma durumlarında geçerlidir.
उदाहरण
If you fall foul of the law, you could be fined or arrested.
Eğer yasayla **başınızı belaya sokarsanız**, para cezası ya da tutuklama olabilir.
Many companies fall foul of tax rules each year.
Birçok şirket her yıl vergi kurallarına **takılıyor**.
Be careful not to fall foul of the school regulations.
Okul kurallarına **takılmamaya** dikkat et.
He didn't realize he'd fallen foul of the local customs until it was too late.
Yerel geleneklerle **sorun yaşadığını** çok geç olana kadar fark etmedi.
Journalists often fall foul of strict censorship laws.
Gazeteciler genellikle katı sansür yasalarına **takılırlar**.
If you fall foul of your boss, your work life can get pretty tough.
Patronunuzla **başınızı belaya sokarsanız**, iş hayatınız çok zorlaşabilir.