"execute" Turkish में
परिभाषा
Bir planı, görevi veya emri uygulamak; aynı zamanda ceza olarak birini idam etmek.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Resmî ve teknik, hukuki, iş çevrelerinde sık kullanılır ('execute a contract', 'execute code'). 'İdam etmek' genellikle hukuki/tarihî bağlamlarda geçer. 'Exercise' (egzersiz yapmak) ile karıştırmayın.
उदाहरण
He will execute the plan tomorrow.
Yarın planı **uygulayacak**.
The computer will execute the command.
Bilgisayar komutu **yürütecek**.
The prisoner was executed for his crimes.
Mahkûm suçlarından dolayı **idam edildi**.
It's important to execute your ideas rather than just talk about them.
Sadece konuşmak değil, fikirlerini **uygulamak** da önemlidir.
The team failed to execute the project on time.
Takım projeyi zamanında **yapamadı**.
Some countries still execute people for certain crimes.
Bazı ülkeler hâlâ bazı suçlara karşı insanları **idam ediyor**.