"devotee" Turkish में
परिभाषा
Tutkulu takipçi veya mürid, bir kişiye, dine, etkinliğe ya da nesneye derin bağlılık ve coşku gösteren kişidir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'Devotee' hem dini hem de dünyevi alanlarda kullanılır; 'fan' ile kıyasla daha ciddi ve bağlılık ifade eder. Örneğin, 'Shiva müridi' veya 'klasik müziğin tutkulu takipçisi' gibi.
उदाहरण
He is a devotee of classical music.
O, klasik müziğin **tutkulu takipçisi**dir.
The temple was full of devotees during the festival.
Festival sırasında tapınak **müridler** ile doluydu.
She has been a yoga devotee for ten years.
O, on yıldır yoga **bağılı**.
As a lifelong devotee of Shakespeare, he never misses a new play adaptation.
Shakespeare’ın ömür boyu **tutkulu takipçisi** olarak hiçbir yeni oyununu kaçırmaz.
True devotees wake up early every morning for prayers, no matter the weather.
Gerçek **müridler**, hava nasıl olursa olsun sabahları erken kalkıp dua ederler.
He quickly became known as a devotee of healthy living in his office.
Ofiste kısa sürede sağlıklı yaşamın **tutkulu takipçisi** olarak tanındı.