"consequence" Turkish में
परिभाषा
Bir eylem veya kararın ardından ortaya çıkan sonuç veya etkidir; genellikle bir nedenden dolayı olur.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle resmi veya nötr ortamlarda kullanılır. 'Ciddi sonuç', 'sonuçla yüzleşmek', 'sonuç olarak' gibi ifadelerle sıkça geçer. Sebep-sonuç ilişkisi içerir ve çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır.
उदाहरण
Every action has a consequence.
Her eylemin bir **sonucu** vardır.
She forgot her umbrella and faced the consequence when it rained.
Şemsiyesini unuttu ve yağmur yağınca bunun **sonucuyla** karşılaştı.
Breaking the rules will have a consequence.
Kuralları bozmak bir **sonuca** yol açar.
If you stay up too late, the consequence might be that you're tired tomorrow.
Gece çok geç yatarsan, **sonucu** olarak yarın yorgun olabilirsin.
He's not worried about the consequences of his decisions.
Aldığı kararların **sonuçları** hakkında endişelenmiyor.
It's easy to act quickly and forget about the consequences.
Hızlı hareket etmek ve **sonuçları** unutmak kolaydır.