"ahead of the game" Turkish में
परिभाषा
Birinin özellikle rekabet veya işte başkalarına göre daha avantajlı veya daha hazırlıklı olması durumu.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Gündelik hayatta, özellikle iş ve rekabet ortamlarında sık kullanılır. Kelimeyi 'kalmak', 'olmak', 'tutmak' gibi fiillerle kullanabilirsin. Gerçek bir oyunla ilgili değildir.
उदाहरण
He studied all week to be ahead of the game in his class.
Sınıfında **herkesin önünde olmak** için bütün hafta ders çalıştı.
If you save money early, you will be ahead of the game later.
Erken para biriktirirsen, sonra **herkesin önünde olursun**.
With new technology, their company is ahead of the game.
Yeni teknolojiyle, şirketleri **bir adım önde**.
I always make a to-do list to stay ahead of the game at work.
İşte **herkesin önünde olmak** için her zaman yapılacaklar listesi hazırlarım.
You really have to keep learning new skills to be ahead of the game these days.
Günümüzde **bir adım önde olmak** için sürekli yeni beceriler öğrenmelisin.
By starting on the project early, we’re already ahead of the game.
Projeye erken başladığımız için zaten **herkesin önündeyiz**.