Tapez n'importe quel mot !

"trump up" in Turkish

uydurmakiftira atmak

Definition

Birini haksız yere suçlamak için asılsız suçlama, bahane veya gerekçe uydurmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ve hukuki durumlarda, özellikle 'uydurulmuş suçlama' (trumped-up charges) gibi deyimlerle kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer.

Examples

The police tried to trump up charges against him.

Polis ona karşı suçlamaları **uydurmaya** çalıştı.

They were accused of trying to trump up reasons to fire their employee.

Çalışanlarını işten çıkarmak için **uydurma** nedenler bulmaya çalışmakla suçlandılar.

The dictator would often trump up charges against his opponents.

Diktatör sık sık rakiplerinin aleyhine suçlamaları **uydururdu**.

He was sent to jail on trumped-up charges because he spoke out.

O, konuştuğu için **uydurulmuş suçlamalar** ile hapse atıldı.

Don't let them trump up another excuse to delay the meeting.

Toplantıyı ertelemek için başka bir bahane **uydurmalarına** izin verme.

It's obvious the evidence was trumped up to make him look guilty.

Onu suçlu göstermek için delillerin **uydurulduğu** çok açık.