"strangles" in Turkish
Definition
Birinin boğazını ellerle ya da bir şeyle sıkarak nefes almasını engellemek; ayrıca atlarda görülen bulaşıcı bir hastalığın adıdır.
Usage Notes (Turkish)
'Boğar' daha çok suç, dramatik ve olumsuz durumlar için kullanılır ('He strangles his victim'). 'Ruam' ise veterinerlikte veya atçılıkta duyulan özel bir terimdir; günlük dilde yaygın değildir. 'Choke' kazayla boğulmayı anlatır, karıştırmayınız.
Examples
He strangles the doll tightly with both hands.
O iki eliyle bebeği sıkıca **boğar**.
She strangles her anger instead of yelling.
O, bağırmak yerine öfkesini **boğar**.
The disease called strangles affects horses.
Atları etkileyen hastalığa **ruam** denir.
Sometimes stress strangles my motivation at work.
Bazen stres işteki motivasyonumu **boğar**.
He strangles his words when he's nervous and can barely speak.
Heyecanlandığında kelimeleri **boğar** ve neredeyse konuşamaz.
If a horse on the farm strangles, you have to isolate it immediately.
Çiftlikteki bir at **ruam** olursa hemen izole edilmelidir.