Tapez n'importe quel mot !

"stew in your juices" in Turkish

kendi kendine dertlenmek

Definition

Özellikle öfke veya hayal kırıklığıyla baş başa kalıp, bu duyguları sürekli düşünmek ve daha da üzülmek.

Usage Notes (Turkish)

Gayri resmi bir ifadedir; birini olumsuz duygularıyla baş başa bırakmak anlamındadır ve genelde pek empatik değildir.

Examples

She was so angry that she just wanted to stew in her juices for a while.

O kadar sinirliydi ki bir süre **kendi kendine dertlenmek** istedi.

Sometimes you just need to stew in your juices before you can talk about your problems.

Bazen sorunlarını anlatmadan önce **kendi kendine dertlenmen** gerekir.

He let his son stew in his juices after the argument.

Tartışmadan sonra oğlunun **kendi kendine dertlenmesine** izin verdi.

I'm not going to comfort him—let him stew in his juices for a bit.

Onu teselli etmeyeceğim—biraz **kendi kendine dertlenmesine** izin ver.

You can't just stew in your juices—you need to talk to someone about it.

Sadece **kendi kendine dertlenemezsin**—biriyle konuşman gerek.

After the failed exam, he spent the evening stewing in his juices instead of going out with friends.

Sınavdan kalınca arkadaşlarıyla dışarı çıkmak yerine akşamı **kendi kendine dertlenerek** geçirdi.