"scribble" in Turkish
Definition
Bir şeyi hızlıca veya özensizce yazarak ya da çizerek okunmaz veya anlaşılmaz hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya düzgün yazılar için kullanılmaz; genellikle çocuklar için veya hızlı, düzensiz notlarda geçer. Örneğin: 'duvara karalamak'.
Examples
Children like to scribble with crayons on paper.
Çocuklar kağıda pastel boyalarla **karalamak** yapmayı sever.
He scribbled his phone number on a napkin.
Telefon numarasını bir peçeteye **karaladı**.
Please don't scribble on your homework.
Lütfen ödevinin üzerinde **karalama** yapma.
My notes from the meeting are just a messy scribble.
Toplantıdan aldığım notlar sadece dağınık bir **karalama**.
She started to scribble ideas as soon as inspiration hit.
İlham gelince hemen fikirleri **karalamaya** başladı.
You can scribble anything in the margins if it helps you remember.
Hatırlamanı sağlıyorsa kenarlara istediğini **karalayabilirsin**.