Tapez n'importe quel mot !

"repulse" in Turkish

püskürtmekreddetmektiksindirmek

Definition

Birini ya da bir şeyi özellikle bir saldırıda ya da kavgada zorla uzaklaştırmak. Ayrıca güçlü bir şekilde reddetmek veya tiksindirmek anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmî ve edebi bir kelimedir; genellikle askeri, tarihî veya güçlü duygusal bağlamlarda kullanılır: 'repulse an attack', 'feel repulsed' gibi. Sadece fiziksel olarak uzaklaştırmak anlamındaki 'repel' ile karıştırmayın.

Examples

The army repulsed the enemy attack.

Ordu, düşman saldırısını **püskürttü**.

His rude comment really repulsed me.

Onun kaba yorumu beni gerçekten **tiksindirdi**.

They tried to repulse the invaders.

İstilacıları **püskürtmeye** çalıştılar.

The smell from the trash can absolutely repulsed him.

Çöp kutusunun kokusu onu tamamen **tiksindirdi**.

She was repulsed by the idea of eating insects.

Böcek yemek fikri onu **tiksindirdi**.

Although he tried flirting, she politely repulsed his advances.

Flört etmeye çalışsa da, kadın onun ilgisini nazikçe **reddetti**.