Tapez n'importe quel mot !

"predicated" in Turkish

dayanmakesas alınmak

Definition

Bir şey başka bir şeye dayanıyor veya ona bağlı olduğu zaman kullanılır. Genellikle fikirlerin, teorilerin veya eylemlerin temelini belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Oldukça resmi bir sözcüktür; akademik, hukukî veya teknik metinlerde sık geçer ('predicated on/upon'). Dil bilgisindeki 'predicate' terimiyle karıştırmayınız.

Examples

Our plan is predicated on everyone arriving on time.

Planımız, herkesin zamanında gelmesine **dayanmaktadır**.

The policy was predicated on public safety.

Politika, kamu güvenliğine **dayanmaktaydı**.

Their theory is predicated on previous research.

Teorileri önceki araştırmalara **dayanıyor**.

The whole argument is predicated on a single assumption that may not be true.

Tüm tartışma, doğru olmayabilecek tek bir varsayıma **dayanmaktadır**.

His success wasn’t predicated on luck, but on hard work and determination.

Başarısı şansa **dayanmıyor**, sıkı çalışmaya ve kararlılığa dayanıyordu.

Don’t make plans that are predicated on everything going perfectly.

**Her şeyin mükemmel gideceğine dayanan** planlar yapmayın.