Tapez n'importe quel mot !

"orangutans" in Turkish

orangutan

Definition

Orangutan, uzun kolları ve kızılmsı kahverengi tüyleri olan, ağaçlarda yaşayan büyük ve zeki insansı maymunlardır. Genellikle Endonezya ve Malezya'nın yağmur ormanlarında bulunur.

Usage Notes (Turkish)

Çoğul kullanılır; tekil için 'orangutan' denir. Genellikle Borneo ve Sumatra'daki türler için kullanılır. 'monkeys' ile karıştırmayın; orangutanlar insansı maymundur.

Examples

Orangutans live in the rainforests of Asia.

**Orangutanlar** Asya’nın yağmur ormanlarında yaşar.

Orangutans have long arms and red-brown hair.

**Orangutanlar**ın uzun kolları ve kızıl kahverengi tüyleri vardır.

Many orangutans are endangered because of habitat loss.

Pek çok **orangutan** yaşam alanı kaybı nedeniyle tehlike altında.

At the zoo, we saw the orangutans swinging between the trees.

Hayvanat bahçesinde **orangutanlar**ın ağaçlar arasında sallandığını gördük.

Did you know that orangutans use leaves as umbrellas?

**Orangutanlar**ın yaprakları şemsiye olarak kullandığını biliyor muydun?

Conservation groups work hard to protect orangutans and their forests.

Koruma grupları, **orangutanlar**ı ve onların ormanlarını korumak için çok çalışıyor.