"implausible" in Turkish
Definition
Bir şey akla yatkın değilse, inanılması zordur ya da gerçek olması pek mümkün görünmez.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya akademik metinlerde geçer; 'akla yatkın olmayan hikaye', 'inanılmaz açıklama' gibi kullanılır. Günlük konuşmada 'olası değil' veya 'inanılmaz' tercih edilir.
Examples
The story he told sounds implausible.
Anlattığı hikaye **akla yatkın olmayan** geldi.
It is implausible that he could finish all the work in one day.
Bütün işi bir günde bitirmesi **inanılmaz**.
Her excuse sounded implausible to the teacher.
Öğretmen için onun mazereti **akla yatkın olmayan** geldi.
That movie's ending was totally implausible—it just didn't make sense.
O filmin sonu tamamen **inanılmazdı**—hiç mantıklı gelmedi.
Most people found his explanation highly implausible given the evidence.
Çoğu insan kanıtlara bakarak onun açıklamasını fazlasıyla **akla yatkın olmayan** buldu.
It may not be impossible, but it's certainly implausible.
İmkânsız olmasa da kesinlikle **akla yatkın değil**.