Tapez n'importe quel mot !

"deplete of" in Turkish

yoksun bırakmaktüketmek (bir şeyi ...dan)

Definition

Bir şeyi neredeyse tamamen kullanmak, çok az ya da hiç kalmamasına sebep olmak. 'Deplete of' genellikle neyin tükendiğini belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ya da akademik bir ifadedir; 'resources', 'energy', 'nutrients' gibi kelimelerle sık kullanılır. Genellikle pasif: 'be depleted of'.

Examples

The forest was depleted of animals.

Orman **hayvanlardan yoksun** kaldı.

Intensive farming can deplete the soil of nutrients.

Yoğun tarım, toprağı **besinlerinden yoksun** bırakabilir.

War depletes countries of resources.

Savaş, ülkeleri **kaynaklarından yoksun** bırakır.

Overfishing has depleted the ocean of many species.

Aşırı avlanma, okyanusu **birçok türden yoksun** bıraktı.

After years of stress, I felt depleted of energy.

Yıllarca süren stresten sonra, kendimi **enerjiden yoksun** hissettim.

Many lakes are depleted of fish due to pollution.

Kirlilik nedeniyle birçok gölde **balık kalmadı**.