"critical" in Turkish
Definition
Bu kelime, birini ya da bir şeyi eleştirmek anlamına gelir; ayrıca çok önemli ya da kritik bir durumu da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
‘critical of’ bir şey ya da birini yargılayıcı/eleştirel olmak; 'critical decision', 'critical condition' çok önemli/kritik anlamında kullanılır. Akademik ortamda 'critical thinking' olumsuzluk değil, derin analiz demektir.
Examples
She is very critical of her own work.
Kendi işi konusunda çok **eleştirel**dir.
Water is critical for human life.
Su, insan yaşamı için **kritik** önemdedir.
The patient is in critical condition.
Hasta **kritik** durumda.
We’re at a critical point in the project, so we can’t afford mistakes.
Projede **kritik** bir noktadayız, bu yüzden hata yapamayız.
He gets critical whenever someone suggests a different way to do things.
Birisi farklı bir yol önerdiğinde hemen **eleştirel** olur.
Good timing is critical here, so wait for my signal.
Burada doğru zamanlama **kritik**, bu yüzden işaretime kadar bekle.