"compounded" in Turkish
Definition
Birden fazla unsurun birleşmesiyle durumun daha kötü veya karmaşık hâle gelmesi ya da bir şeyin farklı şeylerin birleştirilmesiyle oluşması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, bilimsel veya finansal alanlarda ('compounded interest', 'compounded problem') kullanılır. 'Combined'dan farkı, şiddet veya karmaşıklığın arttığını belirtmesidir.
Examples
The noise was compounded by loud music outside.
Gürültü, dışarıdaki yüksek sesli müzikle **katmerleşmişti**.
The error was compounded by a late response.
Hata, geç verilen yanıtla **katmerleşmişti**.
Compound interest is compounded every year.
Bileşik faiz her yıl **katmerleşir**.
Her anxiety was compounded by a lack of sleep.
Uykusuzluk, onun kaygısını **katmerleştirdi**.
The problem only compounded as more people got involved.
Daha fazla kişi dahil oldukça sorun yalnızca **katmerleşti**.
His stress was compounded by losing his wallet that day.
O gün cüzdanını kaybetmesi onun stresini **katmerleştirdi**.