Tapez n'importe quel mot !

"commingled" in Turkish

karışıkbirleşik

Definition

Farklı şeylerin bir araya gelerek karışmış veya birleşmiş olması anlamına gelir. Genellikle resmi veya teknik bağlamlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yasal veya teknik yazılarda yer alır; günlük konuşmada 'karışmış' veya 'birleşmiş' denir. 'commingled waste', 'commingled funds' gibi kullanılır.

Examples

The chemicals were commingled in the container.

Kimyasallar kaptaki içinde **karışık** haldeydi.

Their funds were commingled during the project.

Proje sırasında fonları **birleşik** haldeydi.

Trash was commingled for recycling.

Geri dönüşüm için çöpler **karışık** toplandı.

When the two families moved in together, their belongings naturally commingled.

İki aile birlikte taşınınca eşyaları doğal olarak **karışık** hale geldi.

It's a problem when recyclable and regular waste get commingled.

Geri dönüştürülebilir ve normal atıklar **karışık** olduğunda bu bir sorundur.

After hours in the rain, my socks were so wet they felt like they had commingled with my shoes.

Saatlerce yağmurda kaldıktan sonra çoraplarım o kadar ıslandı ki ayakkabılarımla **birleşik** gibiydi.