"commandeer" in Turkish
Definition
Bir şeyin, özellikle araç ya da mülkün, yetkili kişiler veya askerî amaçlarla sahibinin izni olmadan alınması.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, askerî veya yetkili kişiler için kullanılır; ‘kredi almak’ veya ‘ödünç almak’tan daha güçlü, mecburî bir el koyma anlamı taşır. Günlük borç-alıp verme için uygun değildir.
Examples
The army commandeered several vehicles for the mission.
Ordu, görev için birkaç aracı **zaptetti**.
Police can commandeer a building in an emergency.
Polis acil durumda bir binayı **zaptedebilir**.
Officials commandeered supplies during the disaster.
Yetkililer, felaket sırasında malzemelere **el koydu**.
If you park there, they might commandeer your car for the parade.
Oraya park ederseniz, geçit töreni için arabanızı **zaptedebilirler**.
During the festival, organizers had to commandeer extra chairs from nearby offices.
Festival sırasında organizatörler yakındaki ofislerden fazladan sandalye **zaptetmek zorunda kaldı**.
The government quickly commandeered all available trucks to distribute food.
Hükümet, yiyecek dağıtımı için mevcut tüm kamyonları hızla **zaptetti**.