Tapez n'importe quel mot !

"bindle" in Turkish

bindle (tarihi bağlamda bohça)bohça (çubukla taşınan, eski dönemlere ait)

Definition

Bindle; genellikle tarihi olarak gezginlerin veya evsizlerin, bir kumaşa sarıp omuzda çubukla taşıdığı bohçadır.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada değil, eski Amerikan öykülerinde veya karikatürlerde geçer. ‘Çanta’ ya da ‘paket’ ile karışmaz; sadece çubukla taşınan bohçalar içindir.

Examples

He carried his bindle across the field.

Tarlasını geçerken **bindle**’ını taşıdı.

The old man used a stick to hold his bindle.

Yaşlı adam, **bindle**’ını taşımak için bir sopa kullandı.

A hobo with a bindle walked down the road.

Bir serseri, omzunda **bindle** ile yolda yürüyordu.

Cartoons often show hobos carrying a bindle on their shoulder.

Çizgi filmlerde genellikle serserilerin omzunda **bindle** taşıdığı görülür.

He packed everything he owned into a small bindle before leaving town.

Kasabadan ayrılmadan önce tüm eşyalarını küçük bir **bindle**’a yerleştirdi.

You almost never hear the word bindle outside old stories or movies.

Günümüzde eski hikaye veya filmler dışında **bindle** kelimesine neredeyse hiç rastlanmaz.